SON DAKİKA

Kıbrıs Gerçek

Çıldırıyor muyum? Misofonya mıyım?

Çıldırıyor muyum? Misofonya mıyım?
Bu haber 28 Nisan 2018 - 15:03 'de eklendi ve 65 views kez görüntülendi.

Etrafınızda duymaya başladığınız sesler sizi rahatsız ediyorsa, sakız çiğnenmesinden çalınan kornaya tüm seslere karşı duyarlılığınızın arttığını fark ediyorsanız… çıldırmadınız.

Bunun adı; Misofonya.

Nöroloji Uzmanı Mehmet Yavuz ile Misofonya’nın belirtileri, tanısı, tedavisi ve en çok karıştırıldığı hastalıklar hakkında konuştuk…

Misofonya nedir? Nasıl bir rahatsızlık?

Misofonya; yeme, içme, çiğneme ve nefes alıp verme gibi günlük seslere tepki olarak, aşırı sinir, öfke durumlarının yaşanma halidir. Günümüzde çok rastlanan bir psikolojik rahatsızlıktır ve ciddileşmesi durumunda sosyal yaşamı etkileyecek pozisyona gelebilmektedir.

Kulak hassasiyeti yaşayan kişilerde görülme sıklığı fazladır. Dünya genelinde ortalama her 10 insandan 2’sinde Misofonya rahatsızlığına rastlamak mümkündür. Misofonya hastaları genellikle az konuşan insanlardır. Sakin ritimli müzik dinleyerek, sessiz bir ortamda istirahat ederek rahatlayabilirler.

Topluca yenilen yemek ortamlarından kaçmakla birlikte, toplu taşıma araçlarında sürekli olarak kulaklık takarlar. Uyumak için odasını paylaştığı kişilerden önce uyumak isterler.

Çünkü onlardan sonra uyuduklarında, nefes alma sesleri bile kendileri için rahatsız edici olabilir.

Misofonya teşhisi nasıl koyuluyor? Çocuklarda otizm ile karıştırılma oranı nedir?

Hastalığın teşhisinde belirleyici unsur; yaşla ilişkili işitme kaybı, kulak çınlaması, çevrede seslere karşı duyarlılığın azalması gibi işitsel problemlerin olmadığını ve işitsel halüsinasyonları ayırt etmektir.

Yarattığı belirtiler başta otizm olmak üzere depresyon, bipolar bozukluk, obsesif kompulsif bozukluklar gibi sağlık sorunlarıyla ilişkilendirilebilir.
Bu sebepte tanı konulurken daha sağlıklı sonuçlar elde etmek için rutin laboratuvar testleri yapılır. Röntgen ve taramanın yanı sıra kişilere ve çocuklara sorulan sorularla hastalık tespit edilir.

Misofonyası olan birinin maruz kaldığı sesleri hayatından çıkartmak için yaşantısında değişiklikler yapması kolay bir şey değil, bu sosyal hayattan uzaklaşmaya sebep olup, zaten psikolojik alt yapılı olan bir rahatsızlığı daha da tetiklemez mi?

Birçok Misofonya hastası kendini sosyal ortamlardan uzak tutma ihtiyacı duyuyor. Çünkü bu seslerle baş edebilmenin ve kontrol altında tutabilmenin şu an için bir yolu yok. Dolayısıyla kişiler çözüm olarak dış dünyadan izole bir hayat sürmeyi tercih ediyor. Tekrarlayan seslerin bulunduğu bir ortamda ne sesleri durdurabilir ne de insanlara nefes almamalarını söyleyebilirsiniz.

Misofonya hastaları bilir ki, insanların nefes alma sesinden yemek yemelerine, burunları çekmesinden bir müzik sesine kadar birçok unsura karşı tolerans oldukça düşüktür. Bu sesler kişide katlanılmayacak problemler yaratır, basit bir ses bile ağlama krizlerine yol açabilir.

Bu doğrultuda sosyal hayattan uzaklaşmak elbette ki, bir çözüm değildir ancak bulunulan ortam konusunda saha seçici olmakta fayda vardır. Sizi anlayan saygı duyan ve anlayış gösterebilecek kişilerle daha sakin ortamlarda vakit geçirmekte bir sakınca yoktur.
Eğer gürültülü bir ortamda bulunmak durumundaysa kişi sevdiği bir müziği kulaklığıyla dinleyebilir. Bu durum sesi yok etmese de dengeleyebilir. Ancak tamamen asosyal olmak ve eve kapanmak ne iyileşmek ne de psikolojik açıdan doğru bir yaklaşım değildir.

Misofonya’nın başlıca sebepleri nelerdir? Hangi psikolojik sorunlar Misofanya’ya sebep olabiliyor?

Misofonya rahatsızlığının ortaya çıkmasında tek bir neden bilinmemekle birlikte, merkezi sinir sistemi ile ilgili olduğu öne sürülmektedir.

Misofonya hastası bir kişi çok sesli bir ortamda dahi olsa algıda seçicilik ile bu sesleri duyabilir ve anlık olarak tepki verebilir.

Misofonya bazen tek başına görüldüğü gibi obsesif kompulsif bozukluk, depresyon, ile birlikte de görülebilir. Genellikle başlama yaşı 9-13 yaş arasıdır.

Misofonya tedavisinde kullanılan en etkin yöntemler neler?

Misofonya için kullanılan kesin bir tedavi yoktur. Çünkü hastalığın sebebi tam olarak açıklanamamaktadır. Ancak bireyin sosyal yaşamının daha sağlıklı yürütebilmesi için çeşitli yöntemler uygulanmaktadır.

Hastanın rahatsızlığını kabul edip uzmandan yardım alması tedavinin ilk aşamasıdır. Tedavi sırasında hastalığın nedeninin ortaya çıkarılması gerekmektedir.

Kişinin seslere karşı tepkisinin fazla olmasının asıl nedeninin araştırılması gerekmektedir. Terapi; kişinin algısını nasıl değiştireceği, bu sesleri duyduğunda nasıl davranacağı ve seslere odaklanmanın gereksizliğini içerir.

Genellikle kişi seslere odaklanmak yerine olaylara odaklanırsa bu durumdan çok kısa sürede kurtulur. Seslerin neden rahatsız ettiğini öğrenmesi kişiyi rahatlatacaktır.

Aileler çocuklarında ne gibi değişimler gözlemlediğinde Misofonya’dan şüphelenmeli?

Bu bir duyma kaybı durumu değildir. Misofonya seslere karşı aşırı duyarlı olma halidir. Dolayısıyla aileler, çocuklarındaki değişimi bu bilgi ekseninde değerlendirmelidir.

Eğer çocuğunuzun zamanla sakinleşmeye suskunlaşmaya başladıysa, kalabalık ortamlarda olmaktan çekiniyorsa Misofonya olma ihtimaline karşı gözlem yapmakta yarar vardır. Bunlara ek olarak yemek yerken seslerinizden rahatsız oluyor, ağız şapırtısı karşısında ağlıyor, arkadaşlarıyla vakit geçirmek yerine evde tek başına kalmak istiyor ve sürekli sessiz bir ortamı tercih ediyorsa Misofonya’dan şüphelenmelidir.

    Snack Jack
    POPÜLER FOTO GALERİLER
    SON DAKİKA HABERLERİ
    İLGİLİ HABERLER
    SON DAKİKA