Candan, konuşmasında, 1 ay sonra bugünlerde Cenevre’de Kıbrıs görüşmelerinin yapılacağını kaydederek, 2017’den sonra ilk defa Kıbrıs Türk tarafı, Rum tarafı, Türkiye, Yunanistan ve İngiltere’nin Kıbrıs meselesini ele alacağını belirtti.

Polisi görüp uy*şturucuyu yutmaya çalışmıştı: Teminatla serbest bırakıldılar Polisi görüp uy*şturucuyu yutmaya çalışmıştı: Teminatla serbest bırakıldılar

Birleşmiş Milletler Genel Sekreter Yardımcısı Rosemary DiCarlo’nun bu kapsamda ülkede ve diğer ilgili ülkelerde yaptığı görüşmelere dikkat çeken Candan, 10 Şubat’ta Cumhurbaşkanı Tatar’la yapılan görüşmenin tutanağının henüz Meclis’e gönderilmediğini söyledi; bir an önce gönderilmesi çağrısında bulundu. 

Son 8 yılda Kıbrıslı Türkler adına olumlu gelişmelerin yaşanmadığı bir süreç olduğunu savunan Candan, bu süreçte “müzakere masası olmamasından” dolayı Kıbrıslı Rumların tek yanlı hareket etme alanı bulduğunu öne sürdü; bugün basında da çıkan Mısır’la yapılan doğalgaz anlaşmasına işaret etti. Candan, GKRY’nin yaptığı askeri anlaşmalar olduğunun da altını çizdi.

Milletvekili Candan, mülkiyet konusunda da Kıbrıslı Türklere karşı taarruza geçildiğini, Rum tarafının yatırım yapanları tutuklamaya başladığını kaydederek, gelişmeler ışığında Taşınmaz Mal Komisyonu’na yönelik olası riskler konusunda uyarılarda bulundu.

Eski GKRY Dışişleri Bakanı Kasulidis gibi bazı isimlerin GKRY Lideri Nikos Hristodulidis’e yönelik yaptığı eleştirileri paylaşan Candan, Hristodulidis’in eylemlerinin “onu müzakere masasında tutacak bir politika olmamasından” dolayı olduğunu savundu.

Candan, kapılar konusunda da hangi aşamada olunduğunun bilinmediğini öne sürdü; konuya ilişkin son bilgiye BM Kıbrıs Barış Gücü Misyon Şefi Colin Stewart ile yapılan toplantı tutanaklarından erişebildiklerini kaydetti.

“Rum tarafının istediği gibi at koşturmasının önüne geçilmesi gerektiğini” savunan Candan, bunun yapılamaması halinde kaybedenin Kıbrıs Türk tarafı olacağını savundu.