escort

Kibris Gerçek

İstanbul’un ilk deprem-tsunami gözlem istasyonu açıldı

İstanbul’un ilk deprem-tsunami gözlem istasyonu açıldı
16 Haziran 2021 - 12:37

Gözlem istasyonu, Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü ile Büyükçekmece Belediyesi iş birliğiyle Büyükçekmece Marina Yat Limanı’nda kuruldu. Pazartesi günü yapılan açılışta konuşan Kandilli Rasathanesi Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener, yakın zamanda istasyonun farklı sensörlerle zenginleştirileceğini söyledi.

Marmara’da büyük bir deprem ve bununla birlikte tsunami tartışmaları uzun süredir devam ediyor. Bu nedenle Kandilli Rasathanesi’nin kurduğu istasyon büyük önem taşıyor. Prof. Dr. Özener, Anadolu yakasında Tuzla’da ve Tekirdağ-Kumbağ’da da birer gözlem istasyonu kurduklarını kaydetti.

Peki, tsunamiyi tespit etmek etkilerini azaltmada tek başına yeterli olacak mı? DW Türkçe’ye konuşan deprem uzmanları, kurulan istasyonun önemli olduğunu ancak tek başına yeterli olmayacağını, hem yöneticilerin hem de vatandaşların sorumluluk alması gerektiğini söylüyor.

Marmara’da tsunami riski var mı?

Deprem uzmanları, Marmara bölgesi için uzun zamandır 7 ve üzeri büyüklükte bir deprem olabileceğini vurguluyor. Bu da beraberinde “İstanbul’da tsunami olur mu?” sorusunu akıllara getiriyor.

DW Türkçe’ye konuşan uzmanlar, Marmara’da deprem ya da deniz içerisinde derinliği bin 100 metre civarındaki çukurlarda oluşabilecek heyelanlar nedeniyle tsunami riskinin olduğunu belirtiyor. Kocaeli Üniversitesi’nden deprem uzmanı Prof. Dr. Şerif Barış, “çukurların etrafında biriken kum, çakıl gibi malzemelerin deprem nedeniyle heyelan oluşturması durumunda tsunaminin olabileceğini” ifade etti.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Deprem ve Zemin İnceleme Müdürlüğü tarafından hazırlatılan “İstanbul İli Marmara Kıyıları Tsunami Modelleme, Hasar Görebilirlik ve Tehlike Analizi Güncelleme Projesi Raporu” da tsunami riskinin varlığına dikkat çekiyor.

Prof. Dr. Şükrü Ersoy

Prof. Dr. Şükrü Ersoy

Raporda, “İstanbul için tsunaminin kıyılara gelme zamanı 5-10 dakika arasında” ve “depremin merkezine bağlı olarak bu süre 20 dakikalara kadar da çıkabilir” deniyor. İBB raporunda tsunami oluşması durumunda Marmara Denizi’nde etkili olma süresinin “90 ila 120 dakika” olduğu belirtiliyor.

Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şükrü Ersoy, Marmara’da oluşabilecek bir tsunaminin kıyıdan itibaren “50-100 metre içeri girmesiyle bile kıyıda ciddi hasarlar verebileceğine” dikkat çekti.

Tsunami izleme istasyonu nasıl çalışacak?

İstasyonun açılışında konuşan Prof. Dr. Özener, istasyon içinde hem sismik deprem gözlemlerinin hem meteorolojik gözlemlerin hem de deniz seviyesi gözlemlerinin yapılabileceği bilgisini paylaştı. Bir sonraki adımda istasyona kurulacak GPS istasyonu ile yer kabuğu hareketlerini de anlık olarak takip edeceklerini belirten Özener, istasyonun açılışının “deprem zararlarını azaltma konusunda yapılan çalışmalar için önemli bir adım” olduğunu söyledi.

Marmara Bölgesi’nde risk azaltma çalışmaları kapsamında kurulan istasyon, içerisindeki sensörler sayesinde, su seviyesindeki değişikliği ölçerek deprem sonrası oluşabilecek bir tsunamide erken uyarı bilgisi sağlayacak. Meteorolojik ölçümlerin de yapılabileceği istasyonla bölgedeki çiftçilerin tarımsal faaliyetlerine de katkı sağlanması planlanıyor.

“Afete hazırlığın toplumsal olarak yapılması gerekir”

Türkiye’nin birçok noktasında tsunami tehlikesinin olduğuna dikkat çeken uzmanlar, vatandaşların deprem kadar tsunami konusunda da yeteri kadar bilinçli olmadığını aktarıyor.

DW Türkçe’ye değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Barış, “erken uyarı sisteminin yasal yetkilileri uyarması açısından yeterli” olduğunu ancak “halka dönük farklı eylemler olması” gerektiğini söyledi.

Prof. Dr. Şerif Barış

Prof. Dr. Şerif Barış

“Kıyıdaki kentlere sadece depreme hazırlık bilgileri değil, aynı zamanda tsunamiye hazırlık bilgileri, tsunami sırasında ve sonrasında nasıl davranmaları gerektiği konusunda eğitim verilmesi gerektiğini” vurgulayan Barış, “vatandaşların kıyılardan ‘tsunami kaçış yolları’ gibi yükseklere çıkabilecekleri yolların da belirlenmesi” gerektiğini kaydetti.

Prof. Dr. Barış, “Afete hazırlığın toplumsal olarak yapılmasının” altını çizdi; “Türkiye’de mesela şu an İstanbul’da erken uyarı sistemi var. Bursa ili için AFAD ile beraber ben ve ekibim deprem erken uyarı sistemini kuruyoruz ama deprem tehlikesi Türkiye’nin neredeyse yüzde 90’ında birinci öncelikli. Dolayısıyla bu erken uyarı sistemlerinin mutlaka Türkiye’nin diğer deprem tehlikesi yüksek, tsunami tehlikesi yüksek illerinde de mutlaka kurulması lazım” dedi.

“Her bölgenin kendine has çalışması olmalı”

Türkiye’de yakın geçmişe bakıldığında Ekim 2020’de İzmir’in Seferihisar ilçesinde bir tsunami meydana geldi. İzmir açıklarında 6,6 büyüklüğündeki deprem sonrası yaşanan tsunami felaketi, Sığacık Mahallesi’nin sular altında kalmasına neden olmuştu.

“Her bölgenin kendine has çalışmaları olması gerektiğine” vurgu yapan tsunami uzmanı Prof. Dr. Ersoy, “dalgalar bazı yerlere beş dakika, bazı yerlere de yarım saatte gidebilir” dedi. Alınması gereken önlemlere de değinen Ersoy, kıyılarda kaçış rotalarının belirleneceği basit haritaların hazırlanabileceğini, tsunaminin etkileyebileceği yerlerde oturanlarla tatbikatlar yapılabileceğini, erken uyarı sistemi kapsamında sirenler ve telefonların kullanılabileceğini söyledi.

 

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.