“HUKUKİ OLARAK DA AĞIR BİR SUÇTUR”
Maviş, nefret söylemi ve eylemlerinin yalnızca ahlaki değil, hukuki olarak da ağır suçlar arasında yer aldığını vurguladı. Anayasa’nın herkesin eşitliğini ve temel haklarını güvence altına aldığını hatırlatan Maviş, yasaların da halkı kin ve düşmanlığa tahrik eden, tehdit içeren ve şiddeti yücelten dili açıkça suç saydığını belirtti.
“SUÇA SESSİZ KALANLAR DA ORTAKTIR”
Bu tür suçların görmezden gelinmesine tepki gösteren Maviş, "Bu suçu görüp sessiz kalanlar, buna müdahale etmeyenler de suça ortaktır" ifadelerini kullandı. Devletin trafik ve çevre suçlarında failleri tespit ederek yargı önüne çıkarabildiğini hatırlatan KTÖS Genel Sekreteri, nefret suçları konusunda da aynı kararlılığın gösterilmesi gerektiğini belirtti.
“BU KARANLIĞA TESLİM OLMAYACAĞIZ”
Maviş, toplumsal barış ve birlikte yaşam kültürünün korunması gerektiğini vurgulayarak, "Bu dili kabul etmiyoruz, bu zihniyeti reddediyoruz, bu karanlığa asla teslim olmayacağız" dedi.
“BU ADA BİZİM, BİR YERE GİTMİYORUZ”
Son olarak, Kıbrıs’ın herkesin ortak vatanı olduğunu belirten Burak Maviş, "Dört tarafı Akdeniz’le çevrili bu ada bizim. Bir yere gitmiyoruz, gitmeyeceğiz" diyerek açıklamasını sonlandırdı.,
Maviş'in açıklamalarının tamamı;
İnsanları inançları, düşünceleri ya da meslekleri nedeniyle hedef göstermek; ölümle, cenazeyle, camilerle tehdit etmek nefret suçudur, insanlık suçudur.
Bu tür eylemler yalnızca ahlaki değil, hukuki olarak da ağır bir suçtur.
Anayasa, herkesin eşitliğini ve temel haklarını güvence altına alırken;
Yasalarımızda halkı kin ve düşmanlığa tahrik eden, tehdit içeren, şiddeti yücelten nefret dili ve eylemlerini açıkça suç saymaktadır.
Bu suçu görüp sessiz kalanlar, buna müdahale etmeyenler de suça ortaktır.Trafik suçu ya da çevre kirliliği suçlarında failleri sonradan tespit edip yargı önüne çıkarabilen devletin, nefret suçu işleyenlere de aynı kararlılıkla yaklaşması zorunludur.
Bu dili kabul etmiyoruz.
Bu zihniyeti reddediyoruz.
Bu karanlığa asla teslim olmayacağız.Dört tarafı Akdeniz’le çevrili bu ada bizim.
Bir yere gitmiyoruz, gitmeyeceğiz.